| Amigo Başbakan |
|
|
|
| Administrator tarafından yazıldı |
| Cuma, 05 Şubat 2010 19:58 |
|
Türkiye'nin kritik bir yöne gittiğini, kaos, kargaşa ve çatışmanın kimseye hayrı olmayacağını ifade eden MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni yönetme konusunda daha dikkatli olunuz, bunun bedelini milletimiz öder. Yanlış yapıyorsunuz. Acımasızca, bunlardan istifade etmek yanlış bir düşüncedir. Kendinize gelin Sayın Başbakan. Dolayısıyla amigo gibi hareket edemezsiniz" diye konuştu. MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, TBMM Genel Kurulu'nda yaşanan kavgada MHP'nin herhangi bir mensubunun "peygambere dil uzatılması" konusuyla ilişkilendirilmesini reddettiklerini, bunu yapanları kınadıklarını söyledi. Milliyetçi Hareket Partisi Büyükçekmece İlçe Başkanlığı'nca düzenlenen "Türkiye Nereye Gidiyor" konulu konferansta konuşan TBMM Başkanvekili Oktay Vural, TBMM Genel Kurulu'nda meydana gelen kavganın, AKP'li milletvekillerin, MHP'li milletvekillerinin oturduğu sıralara yürümeleri sonrası yaşandığını açıkladı. Vural, "Yavuz hırsız ev sahibini bastırır" misali AKP'liler üzerimize yürüyerek hem olay çıkardılar, hem de kendilerini mağdur, mazlum ve haklı göstermeye çalıştılar " dedi. Büyükçekmece Kültür Merkezi'nde düzenlenen konferansa, MHP MYK üyeleri Abdurrahman Başkan, Pınar Ergenekon, Nusret Okumuş, MHP İstanbul İl Başkanı İhsan Barutçu, İl yöreticileri ve ilçe başkanlarının yanısıra Büyükçekmeceliler de katıldı. ERDOĞAN SESSİZ KALDI Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, konuşması sırasında AKP'li milletvekillerinin saldırılarına sessiz kaldığını, daha sonra Genel Kurul'dan ayrıldığını anlatan Vural, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin kavga sırasında yerinden kalkmadığını ve Genel Kurulu terk etmediğini söyledi. Türkiye'nin kritik bir yöne gittiğini, kaos, kargaşa ve çatışmanın kimseye hayrı olmayacağını ifade eden Vural, " Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni yönetme konusunda daha dikkatli olunuz, bunun bedelini milletimiz öder. Yanlış yapıyorsunuz. Acımasızca, bunlardan istifade etmek yanlış bir düşüncedir. Kendinize gelin Sayın Başbakan. Dolayısıyla amigo gibi hareket edemezsiniz " diye konuştu. MHP HAKLI ÇIKTI Başbakan Erdoğan'ın, MHP'li Osman Durmuş konuşurken " 2008'de peygamber benzetmesi yapanların kınanmasını beklediğine " ilişkin sözleri üzerine söz talebinde bulunduğunu kaydeden Vural, " Bunların siyaseten konuşulmasını doğru bulmuyorum. Ama bu benzetmeyi yapan adamla ilgili hiçbir eleştiri yapmayanlar, bu ifadeleri kullanan il genel meclisi üyesi yapılmışken bu adama laf söylemeyenler, bunu eleştiren MHP'ye dil uzatabiliyor " dedi. Benzetmede bulunan eski AKP Aydın İl Başkanı İsmail Hakkı Eser'in, partisinden istifa etmiş olmasının, MHP'nin eleştirilerini haklı çıkardığını belirten Vural, böyle bir benzetmeyi, dine dil uzatanları hafife alamayacaklarını, konuyu geçiştiremeyeceklerini söyledi. TÖVBEYE GELİN AKP Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ'ın, MHP'nin " birtakım benzetmeleri kullanmak suretiyle peygamberlere, bütün Müslümanlara dil uzattığı " şeklinde ifadeler kullandığını anımsatan Vural, şunları söyledi: " Tövbe estağfurullah. Bu nasıl vicdansızlıktır. Hepimiz hep beraber birlikte böyle bir benzetme yapana karşı çıkmamız gerekirken, şunlar yaptı, bunlar yaptı... İnsanlarımızı nasıl böyle rencide edersiniz. Bizim eleştirdiğimiz tavır, o kişinin tavrı, o kişinin benzetmesidir. Bugün kalkıp konuşmasıyla dil uzatmıştır. Bütün Müslümanlar'dan özür dilemesi gerekir. YİNE BAŞÖRTÜSÜNE SARILDILAR Başbakan Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın başı örtülü olduğu gerekçesiyle GATA'ya alınmamış olması konusunun herkesi üzdüğünü belirten Vural, Erzurum'da çocuğunun diploma töreninden başı örtülü olduğu için çıkarılan insanların da yüreğinin ağladığını söyledi. Vural, üniversiteye giremeyen kızların sorununun çözülmesi için ortaya koydukları planın AKP tarafından uygulanmadığını ileri sürdü. Başbakan Erdoğan'ı, grev yapan işçilerin sorunlarıyla ilgilenmeye davet eden Vural, şöyle devam etti: "Muhterem eşinizin GATA'ya alınmamasından duyulan ısdırabı, başı açık, başı kapalı belki herkes hissetmiştir. Ama böyle bir konuyu gündeme getiren sizsiniz, biz değiliz. Yedi yıldan bu yana Türkiye'yi yöneten sizsiniz, biz yönetmiyoruz. Eğer böyle bir sıkıntı olmuşsa, üzerinden gözyaşı siyaseti üretmek yerine, bu gözyaşını ortadan kaldıracak adımlar atmanız lazım. Başkalarının da annesi, kız kardeşinin gözyaşı vardır. Neden çözümden kaçıyorsunuz? Açılımı da gözyaşı üzerinden pazarlıyorlar tutmadı. Onun için bu siyasete ailelerinizi, eşlerinizi, siyaset malzemesi yapmadan üretilmesi, aile kurumumuza, milli ve manevi değerlerimize daha uygun olacaktır diye düşünüyorum." AKP SÖZÜNDE DURMADI Vural, Anayasa'da yapılan ve daha sonra Anayasa Mahkemesi tarafından yürütmesi durdurulan kılık kıyafet düzenlemesine de değindi. Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, AKP Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ ve Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu ile yaptıkları görüşmeler sonucunda Anayasa ve YÖK Kanunu'nda aynı paralellikte değişiklik yapma konusunda anlaşmaya vardıklarını anlatan Vural, AKP'nin sözünde durmayarak YÖK Kanunu'nda değişiklik yapmadığını ileri sürdü. ASIL BAŞBAKAN VE BAKANLARIN KORUMALARI VARDI AKP'li Bekir Bozdağ'ın korumalar ile ilgili tutanağı basın mensuplarına dağıttığını belirten Vural, "Şu hukuk devletine bakın. Bunun üzerinden siyaset üretiyorlar. Acaba o gün orada Başbakan'ın, bakanların korumaları yok muydu? Onlarla ilgili tutanak neden tutulmadı?" diye sordu. Akif beki de erdoğan'ı 'mehdi' ilan etmiş MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Başbakan Erdoğan'ın bir dönem sözcülüğünü yapan, gazeteci Akif Beki'nin yazdığı bir kitapta Erdoğan'ı "Sandıktan çıkan Mehdi" ilan ettiğini söyledi. Beki'nin 2003 yılında kaleme aldığı kitaba dikkat çeken Vural, "Kitabı okuyanlar 'Mehdi'nin nasıl ilan edildiğini görür" dedi. Vural, Kitapta yeralan ifadeleri sıraladı: MUSA'NIN SOYUNDAN 'Ve Tayyip Erdoğan'ın harfler hiyerarşisindeki peygamberi. Erdoğan, İbn Arabi'nin çizelgesine göre Musa peygamber soyundan geliyor. Yani, hem Musa peygamberin karakteristik özelliklerini taşıyor hem de hayatı bu peygamberin yaşam öyküsüyle paralellikler gösteriyor. Musa peygamber, halkını özgürleştiren bir lider. Bir Hurufi için, Tayyip Erdoğan'ın yaşam öyküsüyle bu kıssa arasında paralellikler kurmaksa hiç de zor görünmüyor. KURTARICI En çok oligarşinin korkularından çekiyor, öcü gibi gösteriliyor, siyasi yaşamı boyunca bununla mücadele ediyor. Ve oligarşinin korkuları (bu anlamda kehanet) gerçek oluyor, Erdoğan iktidara geliyor. Ama onu son umut ve kurtarıcı olarak gören halkının oylarıyla. Ve Musa peygamberle Tayyip Erdoğan'ın yaşamındaki en inanılmaz paralellik tam da bu noktada ortaya çıkıyor. Tayyip Erdoğan iktidarını Abdullah Gül'le en az 30 yıllık bir geçmişe dayanan yol arkadaşıyla paylaşıyor.
İNSANLARIN ARASINDA ZUHUR ETTİ Hadis külliyatında geniş yer tutan 'mehdi', 'deccal've ahir zaman haberleri, sembolik anlatıma sahip olsa da, küçümsenmeyecek bir kitle yakın zamanlara kadar onları bire bir okudu. Bu yüzden iki buçuk minare boyunda ve alnında kefere yazan bir deccal bekledi, sahte cennetler sunacak biri. Ve ona karşı gelecek mehdinin söylendiği gibi Şam'dan çıkıp geleceği sanıldı. Bu çalışma boyunca anlatılan mantalite evrimi ve eldeki veriler artık çoğunluk için 'kurtarıcı'haberlerinin bire bir anlamından soyutlandığını gösteriyor. Göklerden beklenen 'kurtarıcı', insanların arasında zuhur etti. Göksel değil, dünyevi bir kurtarıcı, bir siyasi lider olarak. Mucizelerle gönderilen göksel bir varlık yerine oylarla sandıktan çıkan bir kurtarıcı. Büyük bir kitlenin son umudu. Seçilmiş biri ama seçmenleri tarafından... Konferan geç saatlere kadar sürdü. Vural, yeler gazetecilerin de sorunlarını dinledi ve sorunların çözümü noktasında çalışla yapacağını ifade etti. |








